İçeriğe geç

Haramiler grubunda kimler var ?

Haramiler Grubunda Kimler Var? Bir Ekonomistin Gözünden Gerçek Hikayeler

Ankara’da büyüdüm, hayatım boyunca büyük bir şehirde yaşamanın avantajları ve dezavantajlarıyla iç içe oldum. Her köşe başında farklı hikayeler, her sokakta değişik insanlar vardı. Bazen bir banka kuyruğunda, bazen de bir kafede otururken karşılaştığım sohbetler, bana hayatın farklı yönlerini gösterdi. Ancak, yıllar geçtikçe, gözlerim daha keskin bir şekilde açılmaya başladı. Şehirdeki günlük yaşam, küçük esnafın çabaları, büyük şirketlerin gücü… Hepsi birbirine karışan bir denklemdi. Ve bir gün, “Haramiler grubu” hakkında duyduğumda, bu denklemdeki yerimi anlamaya başladım.

Haramiler Grubu Nedir?

Haramiler grubu, aslında halk arasında daha çok ekonomik anlamda toplumun en tepe noktalarındaki, adaletsiz şekilde servet edinen grupları tanımlamak için kullanılan bir kavram. Ekonomi okumuş biri olarak, her zaman sayılarla, verilerle uğraşmaya alışkınım. Ancak “Haramiler grubu” gibi soyut bir kavram, insan hikayeleriyle daha anlaşılır hale geliyordu. Sadece rakamlara bakmak yetmiyordu, bunun ardında somut hayatlar, mücadeleler ve tabii ki adaletsizlik vardı.

Günümüzde bu grup, genellikle büyük şirketlerin yöneticileri, bazı yüksek bürokratlar, ve çok uluslu şirketlerle bağlantılı insanlar arasında yer alıyor. Ancak, “haramiler” her zaman bu kadar belirgin gruplardan oluşmuyor. Toplumun alt sınıflarındaki bazı küçük oyunlarla da haramilerin izlerine rastlamak mümkün. Şehirdeki bazı insanları, daha az göze batacak şekilde, ama aynı derecede adaletsiz bir şekilde zenginleşen insanlar olarak görmek mümkün. Bunu da daha çok, gelir dağılımındaki dengesizliklerde fark ediyorsunuz.

Haramiler Kimlerdir? İşte Gerçek Hikayeler

Bir gün, ofiste çalışırken arkadaşım Burak’la ekonomiden, gelir dağılımından falan konuşuyorduk. O sırada, Burak bana yıllar önce babasının yaşadığı bir olayı anlattı. Babası, küçük bir tekstil atölyesi sahibiymiş. Büyük bir tekstil devinin temsilcileri, sürekli olarak baskı yaparak, atölyenin düşük fiyatlarla mallarını alıp satmayı öneriyorlarmış. “Bunu kabul etmezsen, seni piyasadan sileriz” diyerek tehdit ediyorlarmış. Burak’ın babası bu baskılara dayanamayarak anlaşma yapmak zorunda kalmış ve yıllarca emeğinin karşılığını alamamış. O anda, Burak’ın babasının yaşadığı durumu düşünerek, bu büyük şirketlerin de aslında birer “harami” gibi davrandığını fark ettim. Küçük esnafı ezerek, kazançlarını haksızca artıran bu yapılar, toplumun zenginleşen ama adaletsiz kısmını oluşturuyor.

Bir diğer örnek ise, üniversiteden tanıdığım Mert’in hikayesi. Mert, genç yaşta bir inşaat şirketinde çalışıyordu. Bir gün şirketin yüksek yönetiminden birinin ona söylediği sözler aklımda kaldı: “Mert, bu işin içine girdiysen, yalnızca bir yol var: Her şeyi ezip geçeceksin.” O dönemde Mert, bu işin ne kadar ahlaki olduğunu sorgulamıyordu. Ama zamanla, şirketin nasıl kamu arazilerini, hatta yasal olmayan yollarla tahsis ettiğini ve büyük inşaat projelerinin arkasındaki bürokratik baskıları görünce, aslında bu sistemin haramiler tarafından döndüğünü fark etti. Bu, Mert için çok büyük bir uyanış oldu ve sonunda işinden ayrıldı.

Verilerle Haramiler Grubunun Büyüklüğü

Bir ekonomist olarak, veri her şeydir. Her ne kadar somut hikayeler ve örnekler etkileyici olsa da, verilerin de güçlü bir etkisi vardır. Türkiye’deki gelir dağılımındaki dengesizlikler, haramiler grubunun gücünü net bir şekilde gösteriyor. 2021 yılı itibariyle, Türkiye’de en zengin %1’lik dilim, toplam servetin yaklaşık %30’unu elinde bulunduruyor. Bu da demek oluyor ki, toplumun geri kalan %99’luk kısmı, bu zenginlere nazaran çok daha küçük bir dilim alıyor. Peki, bu servet nasıl dağılıyor? Hangi “haramiler” bu servetin başında? Eğer derinlemesine bakarsanız, çoğunlukla büyük holdinglerin sahipleri, bazı büyük şirketlerin yöneticileri, hatta bazı siyasi figürlerin bu zenginliği kontrol ettiğini görürsünüz.

Bir araştırma, Türkiye’deki en büyük 100 şirketin yüzde 70’inin aile şirketi olduğunu ve bu şirketlerin yönetici kadrolarının çoğunun, özellikle belirli bir sınıftan gelen insanlar olduğunu ortaya koyuyor. Bu da demek oluyor ki, servet genellikle birkaç ailenin elinde toplanıyor ve bu gruplar zamanla güçlerini pekiştiriyorlar. Yani, “haramiler” aslında sadece sokakta gördüğünüz birkaç zengin adamdan ibaret değil. Onlar, büyük yapıları, çıkar gruplarını ve ilişkilerini de barındırıyorlar.

Gelecek ve Haramiler

Gelecekte, bu haramiler grubunun etkisi artmaya devam edebilir. Özellikle, dijital dönüşüm ve küreselleşmenin etkisiyle, zenginlik daha da birkaç kişinin elinde yoğunlaşacak gibi görünüyor. Ancak, bu durum toplumda adaletsizliğe yol açabilir ve sınıf farkları giderek derinleşebilir. Eğer bu gidişat devam ederse, iş güvencesi olmayan, düşük maaşla çalışan insanlar daha da zorlanacak, ve bu zenginlik, küçük bir azınlık tarafından elinde tutulacaktır.

Bu yazıdaki hikayeler, gerçekten tanık olduğum ya da çevremde gördüğüm durumların bir yansıması. Haramiler grubu, aslında birçok farklı formda karşımıza çıkıyor. Kimi zaman büyük şirketlerin haksız rekabetiyle, kimi zaman da devletle ilişkiler kurarak servet kazanan kişilerle… Ve bu grupların etkisi, sadece ekonomik değil, toplumsal düzeni de şekillendiriyor. Şu anki sistemi sorgulamak, bu grupların gücünü anlamak ve daha adil bir toplum için çalışmak, belki de hepimizin sorumluluğudur.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort deneme bonusu veren siteler 2025
Sitemap
betexper giriş